Kalça ağrısı genç erişkinlerden ileri yaşlara kadar farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Ağrının kasıkta, kalçanın dış yanında veya kalçanın arka kısmında hissedilmesi olası nedenler açısından önemli ipuçları verir.
Kasık bölgesinde hissedilen ağrı daha çok kalça eklemi içerisindeki problemlerle ilişkili olabilirken, kalçanın dış yanındaki ağrılarda trokanterik bölge ve gluteal tendonlar ön plana çıkar. Kalçanın arkasından bacağa yayılan ağrılarda ise bel ve sinir kaynaklı problemler de değerlendirilmelidir.
Femoroasetabular sıkışma (FAI), özellikle genç ve aktif bireylerde kalça ağrısının önemli nedenlerinden biridir. Kalça eklemini oluşturan femur baş-boyun bölgesi veya asetabulumun anatomik yapısındaki farklılıklar nedeniyle belirli hareketlerde eklem yapıları arasında anormal temas oluşabilir.
Hastalar sıklıkla kasık bölgesinde ağrı tarif eder. Uzun süre oturma, çömelme, kalçanın fazla bükülmesi ve dönme hareketleri ağrıyı artırabilir. Spor yapan kişilerde aktivite sırasında şikâyetler daha belirgin olabilir.
Tedavi hastanın şikâyetleri ve yapısal problemin özelliklerine göre planlanır. İlk aşamada aktivite düzenlenmesi ve uygun fizik tedavi programları uygulanabilir. Cerrahi dışı tedaviye rağmen şikâyetleri devam eden ve uygun anatomik patolojisi bulunan seçilmiş hastalarda kalça artroskopisi ile sıkışmaya neden olan kemik yapıların düzeltilmesi ve eşlik eden eklem içi problemlerin tedavisi değerlendirilebilir.
Labrum, kalça yuvasının çevresinde bulunan ve eklemin stabilitesine katkıda bulunan fibrokıkırdak yapıdır. FAI ile birlikte veya travma ve tekrarlayan zorlanmalar sonucunda labrumda yırtık gelişebilir.
Kasık ağrısı, klik veya takılma hissi görülebilir. Özellikle kalçanın dönme hareketleriyle şikâyetler artabilir.
Her labrum yırtığı ameliyat gerektirmez. Klinik olarak anlamlı ve cerrahi dışı tedaviye rağmen şikâyetleri devam eden uygun hastalarda artroskopik labrum onarımı veya diğer artroskopik tedaviler değerlendirilebilir.
Kalçanın dış yan tarafında hissedilen ağrının sık nedenlerinden biridir. Halk arasında sıklıkla “trokanterik bursit” olarak adlandırılsa da bu bölgedeki ağrı yalnızca bursanın inflamasyonundan kaynaklanmayabilir. Gluteus medius ve minimus tendonlarını ilgilendiren problemler de benzer şikâyetlere yol açabilir. Bu nedenle büyük trokanterik ağrı sendromu daha kapsayıcı bir tanımlamadır.
En tipik şikâyet kalçanın dış tarafında ağrı ve hassasiyettir. Ağrılı tarafın üzerine yatmak, uzun süre yürümek, merdiven çıkmak veya tek ayak üzerinde durmak şikâyetleri artırabilir.
Tedavinin temelini çoğunlukla aktivite düzenlenmesi ve gluteal kaslara yönelik uygun egzersiz ve fizik tedavi programları oluşturur. Uygun hastalarda ilaç tedavileri ve enjeksiyon yöntemlerinden de yararlanılabilir. Cerrahi tedavi nadiren, dirençli ve belirli yapısal problemlerin bulunduğu hastalarda gündeme gelir.
Kalça eklemindeki kıkırdak dokunun zaman içerisinde hasarlanması kalça osteoartritine (koksartroz) neden olabilir. İleri yaşlarda kalça ağrısının önemli nedenlerinden biridir.
Ağrı çoğunlukla kasık bölgesinde hissedilir; uyluğa ve bazen dize kadar yayılabilir. Yürüme mesafesinde azalma, ayakkabı veya çorap giymekte zorlanma ve kalça hareketlerinde kısıtlılık gelişebilir.
Erken ve orta evrelerde tedavi; hastanın durumuna göre aktivite ve yaşam tarzı düzenlemeleri, kilo kontrolü, egzersiz, fizik tedavi ve ağrı kontrolüne yönelik tedaviler üzerine kuruludur.
İleri derecede kalça kireçlenmesi bulunan, ağrısı günlük yaşamını belirgin şekilde etkileyen ve uygun cerrahi dışı tedavilere rağmen yeterli rahatlama sağlanamayan hastalarda total kalça protezi değerlendirilebilir.
Kalça protezi ameliyatında hasarlanmış eklem yüzeyleri protez bileşenleriyle değiştirilir. Amaç ağrının azaltılması ve hastanın günlük yaşam fonksiyonlarının iyileştirilmesidir.
Sadece röntgende ileri kireçlenme görülmesi tek başına protez ameliyatı kararı vermek için yeterli değildir. Hastanın ağrısı, fonksiyonel kısıtlılığı, muayene bulguları, görüntüleme sonuçları, yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Avasküler nekroz (osteonekroz), femur başının kanlanmasının bozulması sonucunda kemik dokusunda hasar gelişmesidir. Hastalık ilerlediğinde femur başında çökme ve kalça ekleminde ikincil kireçlenme meydana gelebilir.
Bazı hastalarda kortikosteroid kullanımı, aşırı alkol tüketimi, geçirilmiş travmalar veya belirli sistemik hastalıklarla ilişkili olabilir; bazı hastalarda ise belirgin bir neden saptanamayabilir.
Erken evrelerde direkt grafiler normal olabileceğinden, klinik şüphe durumunda MR önemli bir görüntüleme yöntemidir.
Tedavi hastalığın evresine göre değişir. Femur başında çökme gelişmeden önce eklemi korumaya yönelik tedaviler değerlendirilebilirken, ileri evrede çökme ve eklem hasarı gelişmiş hastalarda total kalça protezi gerekebilir.
Özellikle ileri yaş ve osteoporozu bulunan kişilerde basit bir düşme sonucunda femur boyun ve trokanterik bölge kırıkları meydana gelebilir.
Düşme sonrasında şiddetli kalça veya kasık ağrısı, ayağa kalkamama veya üzerine basamama ve bacakta şekil değişikliği bulunması kalça kırığını düşündürebilir.
Kalça kırıklarının büyük bölümü cerrahi olarak tedavi edilir. Kırığın tipine ve hastanın özelliklerine göre vida, plak veya intramedüller çivi ile kırık tespiti ya da uygun hastalarda kalça protezi uygulanabilir.
Hayır. Özellikle kalçanın arka bölümünden bacağa doğru yayılan ağrı, bel fıtığı ve sinir kökü problemleri gibi bel omurgasından kaynaklanan durumlarla ilişkili olabilir.
Kalça eklemi kaynaklı problemler ise sıklıkla kasık bölgesinde ağrı oluşturur. Bununla birlikte ağrının yeri tek başına tanı koydurmaz; kalça ve bel problemleri aynı hastada birlikte de bulunabilir.
Tanıda ağrının yeri, hastanın yaşı, travma öyküsü, aktivite düzeyi ve kalça hareketleriyle ağrının ilişkisi değerlendirilir. Fizik muayenede kalça hareket açıklığı, kas gücü ve ağrıyı ortaya çıkaran hareketler incelenir.
Düşünülen hastalığa göre direkt grafi, MR, BT veya ultrasonografi kullanılabilir. Her kalça ağrısında MR çekilmesi gerekli değildir.
Uzun süren veya giderek artan kalça ağrısı, yürüme mesafesinde belirgin azalma, gece ağrısı, hareket kısıtlılığı veya günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma durumunda değerlendirme önerilir.
Düşme veya travma sonrasında ayağa kalkamama ya da bacağın üzerine basamama, belirgin şekil bozukluğu, ateşle birlikte şiddetli kalça ağrısı veya ani gelişen ciddi fonksiyon kaybı durumlarında daha erken tıbbi değerlendirme gerekir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel tıbbi değerlendirme, tanı veya tedavi önerisi niteliğinde değildir ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Tanı ve tedavi kararları hastanın bireysel özellikleri ve klinik değerlendirmesi doğrultusunda hekim tarafından verilmelidir. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'ne veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.